Son Haberler

Vergi Dairesi re’sen terk olan şirketlerin kaydının silinmesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7.maddesinde bilindiği üzere bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde 6335 sayılı yasanın 38.maddesine göre ;

6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 7- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.

a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.

b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olan anonim ve limited şirketler.

c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.

d)  Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.

e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.

(2) Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.

(3) Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili ticaret sicili müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir.

(4) Ticaret sicili müdürlüklerince;

a) Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil  kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.

b) 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır.

c) Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen şirketler dışında kalan kapsam dahilindeki diğer münfesih şirketler ile kooperatiflerden ayrıca, faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları halinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat edici belgelerin bildirilmesi istenir.

(5) a) Tasfiye memuru olarak; şirket veya kooperatifin ortaklarından herhangi biri, ticaret siciline kayıtlı en son yetkilileri ya da bunların belirleyecekleri üçüncü şahıslar bildirilebilir. Tasfiye memuru olarak başka ortak veya yönetici tarafından bildirilen ortak veya yöneticiler ile üçüncü şahısların bu görevi kabul ettiklerine ilişkin yazılı beyan da bildirime eklenir. Üçüncü şahısların tasfiye memuru olarak tescil edilebilmeleri ortakların veya yöneticilerin hiçbirinin tasfiye memuru olarak bildirilmemiş olmasına bağlıdır.

b) Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içinde tasfiye memurlarını bildiren şirket ve kooperatiflerin, tasfiye memurları ve tasfiye adresi, ilgili ticaret sicili müdürlüğü tarafından tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir.

c) Bu ilanda; şirket veya kooperatifin alacaklıları, alacaklarını kanıtlarıyla birlikte ilan tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurlarına bildirmeye davet edilir. Ayrıca ilanda, şirket veya kooperatifin mevcut malvarlığı ile alacak ve borçlarını gösterir listenin; belgeleri ile birlikte ilan tarihinden itibaren bir ay içinde, anonim şirket veya kooperatifin yönetim kurulu, kurulun bir veya birkaç üyesi, denetçileri, limited şirketlerde ise müdür veya müdürler tarafından ilgili tasfiye memuruna verilmesi ihtar edilir.

d) Bu fıkra gereğince yapılacak ilan, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer.

(6) a) Tasfiye memurları, alacaklıların alacaklarını bildirmeleri için öngörülen sürenin sonunda şirketin veya kooperatifin durumunu gösteren bir bilanço hazırlar ve tasfiyeyi altı ay içinde sonuçlandırır. Gerekli hâllerde bu süreyi aşmamak üzere, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca bir defaya mahsus olmak üzere ek süre verilebilir.

b) Tasfiye memurlarınca hazırlanan bilançoya göre şirket veya kooperatifin borçlarının varlığından fazla olması halinde tasfiye memurları durumu derhal alacaklılara bildirerek şirket veya kooperatifin iflasına karar verilmesi için mahkemeye başvuruda bulunmalarını ister. Bildirimde ayrıca, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde şirket veya kooperatifin iflası için mahkemeye müracaat edildiğinin bildirilmemesi hâlinde kaydın silineceği ihtar olunur. Alacaklıların başvurusu üzerine mahkeme iflasın açılmasına karar verir ve tasfiye İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülür. Süresi içinde şirket veya kooperatifin iflası için mahkemeye müracaat edildiğinin bildirilmemesi halinde tasfiye memurlarının başvurusu üzerine ilgili şirket veya kooperatifin unvanı ticaret sicilinden silinir ve bu durum Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.

(7) Bu madde hükümlerine göre yapılacak tasfiye işlemlerinde, ilgili kanunların veya esas sözleşmelerin genel kurul kararı alınmasını zorunlu kılan hükümleri uygulanmaz.

(8) Bu madde kapsamında tasfiye memurlarınca düzenlenecek son ve kati bilançonun ticaret sicili müdürlüğüne verilmesi ile tasfiye sona ermiş kabul edilir ve şirketin unvanı ticaret sicilinden silinerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. İflasına karar verilen şirket veya kooperatifin ise iflas işlemlerinin tamamlandığının bildirilmesi üzerine şirketin veya kooperatifin unvanı ticaret sicilinden silinir ve bu durum Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.

(9) Tasfiye memurlarına beşinci fıkranın (c) bendinde belirtilen bilgi ve belgelerin verilmemesi veya tasfiye memurlarınca da bu bilgi ve belgelere erişilememesi hâlinde durum ticaret sicili müdürlüğüne bildirilerek, başka bir işleme gerek kalmaksızın unvan silinir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.

(10) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış şirket veya kooperatiflerin genel kurullarının, kanunun öngördüğü asgari süre ve şartlara uygun olarak toplantıya çağrılmış olmasına rağmen iki defa üst üste toplanamaması ve bu durumun tevsik edilmesi kaydıyla tasfiye memuru tarafından son ve kati bilançonun ticaret sicili müdürlüğüne tevdi edilmesi ile tasfiye sona ermiş kabul edilir ve unvan ticaret sicilinden silinerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.

(11) Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir.

(12) Altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçları, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmez. Ancak, ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumlulukları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam eder.

(13) Bu madde uyarınca yapılacak tescil ve kayıt silme işlemleri her türlü harçtan, bu işlemler için düzenlenecek kağıtlar damga vergisinden müstesnadır.

(14) Bu madde kapsamında Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacak olan ilanlardan ücret alınmaz.

(15) Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.

Bu madde hükmüne göre maddede yazılı şartları taşıyan anonim,kooperatif ve limited şirketlerin tasfiyesi ya da kayıtlarının silinmesi bu madde hükmüne göre yapılacaktır.Ancak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün yazılı görüşüne göre “….esas sözleşmede belirlenen süresi sona ermesine rağmen süre uzatımı yapmayan şirketler,tescil ilan adresinden ayrılmasına rağmen yeni adresini tescil ettirmeyen ve adresinde bulunamadığı için Maliye Bakanlığı tarafından vergi mükellefiyetleri askıya alınan şirketler de anılan kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,Davalı ve davacı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflerin davalı veya davacı sıfatının bulunup bulunmadığının,bu konuda Müdürlüğünüze yapılan bildirimlerden takip edilmesi yeterli olacaktır.Şirket veya kooperatif alacaklısı veya borçlusu olduğu icra dosyasılarının bulunması durumunda da bunların geçici 7 nci madde kapsamında değerlendirilmeleri mümkün bulunmamaktadır.Öte yandan, geçici yedinci maddenin birinci fıkrasının ( e ) bendi ile onuncu fıkrasındaki düzenleme; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak kanunun öngördüğü asgari süre ve şartlara uygun olarak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları ve son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifleri kapsamaktadır.”

Bahsi yapılnan bakanlık görüşü ve geçici yedinci madde hükmü birlikte değerlendirildiğinde geçici yedinci maddede yazılı olan münfesihliğin adres bildiriminde bulunmadan adresini terk etmiş ancak Vergi Dairesince terki yapılmış ya da kaydı askıda bırakılmış olan şirketleri de kapsayacağı aşikardır.Bu şartları taşıyan yani ilgili vergi dairesince re’sen terki verilmiş ya da askıda kalmış bir şirket var ise durumu gösterir bir yazıyı dilekçesine ekleyerek,vergi dairesinin terk tutanağını ya da yazısını ilgili ticaret odasındaki Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne bildirmelidir.Ticaret Sicili Müdürlüğü ise alınan yazıya istinaden durumu ilgili vergi dairesinden sorabilecek,alınacak cevaba göre Bakanlığa ilgili şirketin bakanlık görüşü ve geçici yedinci madde kapsamında olduğu hususu bildirilebilecektir.Geçici yedinci maddeye ek olarak bakanlıktan alınan bu görüşün uygulamada bir çok şirket için tasfiye ve kaydının silinmesi için çok büyük kolaylık sağladığını kabul etmek gereklidir.Gümrük ve Ticaret Bakanlığının bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da şirketler için büyük fayda sağlayacak bir uygulamaya daha imza attığını söylemek mümkün.

Vergi Dairesi re’sen terk olan şirketlerin kaydının silinmesi
1 Oy, Yazının Puan Ortalaması 5.00

Hakkında ticaretsicili

23 yorum

  1. akgün Korkmazoğlu

    merhabalar
    konu hakkında bilgilendirirseniz sevinirim

    2002 yılında 3 ortaklı kurulmuş %24,5 %24.5 ve %51 olarak 2006 da 2 ortağa düşürülerek %50 %50 hisse oranı ile ortağı oldugum şirketimi Vergi dairesi ile görüşerek (kendi adıma olan hissem oranındaki vergi borçlarını yapılandırarak ödüyorum )
    vergi dairesinden resen terk için talepte bulundum buna istinaden

    internetden sorgulattıgımda firmamın 31.12.2009 2004/13 sayılı iç genelege gereği resen kaydı bulunmaktadır. diye kayıt görüyorum resen terki yapılmış anladığım kadarıyla

    şimdi bu işlemden sonra tic.odası ssk. vb. yerlere (bu yerler tam olarak net hangileridir) bu belge ile kaydın silinmesi için başvurudamı bulunacağım..

    bu terk olayı resimi gazetedede yayınlanırmı benmi yayımlatacagım?

    işleyiş hakkında bilgi verirseniz sevinirim..

    NOT:
    Bağkur hiç başlatılmadı kayıt yok hakkımızdanda feragat ettigimizi bildirmiştik..

  2. akgün Korkmazoğlu

    şirketin 2009 yılından buyana faliyeti vs. yok tüm evraklar vergi dairesine teslim edildi..

  3. Vergi daireleri resen terk yazisi vermiyor alan arkadas varmi yazsin buraya

  4. 2003 yılında resen terk olan bir mükellefimiz var, yanlız 2010yılında ortaklardan birisinin biriken bağkur prim borçlarını ödemek için müdür ataması yapılmış. şirketin sermayesi yeni ttknın öngördüğü sermaye haddinin altında oldugu için sanırım 14 subatta münfesih oldu.bu şirket için dilekçe ile ticaret sicile başvurup temmuz 2014e kadar tasfiyesiz silinmesi dogrumudur. o müdür ataması olayını emekli olması için mükellef bilinçsiz bir şekilde yaptıgını , vergi dairesininde verilmeyen beyannameleri istemesinden korkmakta. sizce bu kanundan sorunsuzca yararlanabilirlermi.teşekkürler.

    • müdür ataması derken ortaklardan birinin emekli olabilmesi için yapılmıs bir işlem.şirketin odada kayıdı askıda gözüktüğü için bir müdür ataması yapın kayıt askıdan insin denmiş.

  5. Merhaba,
    annem 2 ortaklı bir şirkete %10 luk pay ile ortak. payı %90 olan ortak şirket müdürü olmuştu ve şirketi başkasından devir alırken icra dairesinden ihtiyat-i hacizi kabul ederek almışlar.bir süre sonra şirket duruyor ve vergi dairesi re’sen terk etti. ticaret odasından baktığımızda telekomdan şirkete haciz geldiğini öğrendik.annem %10 luk payını başkasına devretmek istiyor ama bu arada ortaklar pay defteri kaybolmuş. kaybolan ortaklar pay defterini almak için mahkeme açıldı ama hakim ret etti ve defter çıkarmamıza izin vermedi (avukatımız zamanında bize bilgi vermediğinden dolayı hırsızlık vakalarını bildiremedik mahkemeye). şimdi biz ne yapmalıyız. annem emekli olduğundan çalışmayan bir şirket yüzünden halen maaş kesintisi oluyor. lüften acil bilgi verir misiniz? yada bana resmi bir danışmanlık yapar mısınız?

    • Haciz şirketin sermayesi üzerine mi konulmuş yoksa ortakların payı üzerine mi?Haciz konulma tarihi nedir?

      • direk şirketin üzerine gelmiş. bu durumda kapatma veya tasviye süreci işletlebilir mi nasıl olur ?

      • Haczin kakması gerekir.

      • emailime telefon numaranızı yazar mısınız ? evraklarımı getirip sizden danışmanlık almak isterim mümkünse.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

lk Bahar Modaslk Bahar Modas
Kiraz Mevsimi Son Bölüm İzle